iştirakidir.
49 - 89 TL (8 Fiyat Seçeneği)
0 Yorum
Puan Ver GÖNDER
halkbank.com.tr
50.000 TL’ye kadar kredi imkanı sizlerle!
Hemen Başvur
  • Daha Fazla Göster (-26) Gizle
İLGİLİ TEKLİFLER
YORUMLAR
0 Kullanıcı Puanı 0 Kullanıcı Yorumu
1 Yıldız
% 0 - 0 Kişi
2 Yıldız
% 0 - 0 Kişi
3 Yıldız
% 0 - 0 Kişi
4 Yıldız
% 0 - 0 Kişi
5 Yıldız
% 0 - 0 Kişi
Resim Yükle
Puan Ver
GÖNDER
İNCELEME
Devil May Cry 2000'li yılların başında, Capcom ilk oyun olan Devil May Cry'ı çıkardığında oyunun bu denli farklı bir noktaya geleceğini dürüst olalım hiç birimiz tahmin etmedik. Umursamaz ve asi olan karakterimiz Dante, bu oyunda çok daha farklı bir şekilde ele alınmış. O uzun beyaz saçları gitmiş yerine siyah ve amerikan askeri modeli olan bir saç şekli karşımıza çıkmış. Ama duruşu ve tavırlarından hiç bir şey eksilmemiş.
Yazar: Ferhat Verdi 05/03/2015

2000'li yılların başında, Capcom ilk oyun olan Devil May Cry'ı çıkardığında oyunun  bu denli farklı bir noktaya geleceğini dürüst olalım hiç birimiz tahmin etmedik. Umursamaz ve asi olan karakterimiz Dante, bu oyunda çok daha farklı bir şekilde ele alınmış. O uzun beyaz saçları gitmiş yerine siyah ve amerikan askeri modeli olan bir saç şekli karşımıza çıkmış. Ama duruşu ve tavırlarından hiç bir şey eksilmemiş.

Capcom, serinin 4. oyunu ile bitmeye yüz tutmuş olan seriyi ''batılılaştırmalıyız'' düşüncesini iyice benimsemiş olacak ki, bu kez oyunun yapımcılığını Ninja Theory'e bırakmış. Her ne kadar oyun dünyasında ki oyun tutkunları bu karara çok kızmış olsalar da aslında iyi bir hamle yapmışlar diyebilirim.

Evet bu fikrime bir çok Dmc sever ''hadi ordan!'' nidalarıyla karşı çıkabilir, ancak ben oyunu oynamamış olmalarına veriyorum. Bu radikal değişikliklerin ardından sadece karakterlerin değişimini değil aslında oynanış biçimininde kökten değiştiğini görüyoruz.

O kısıma sonra değinicez şimdi biraz da oyunun hikayesinden bahsedelim.

Yasak aşkın meyveleri

Şeytan ve melekler ne kadar ayrı dünyaların varlıkları değil mi? Ama aşk onların bile gözlerini kör etmiş. Bu yasak aşktan doğan yarı şeytan, yarı melek yani melez ikizlerin hikayesinde  ihanete uğramışlık hissinden daha kötü ne olabilir ki.

İşte bunun hırsıyla yanıp tutuşan iblis kralı  Mundus Eva 'yı  annelerinin kalbini tek hamle de söküp almış ve Sparda babalarını ise sonsuz acı çekeceği cehennemin dibine yollamıştır. Son yolculuğuna gitmeden önce Sparda ve Eva yıllarca saklanmış ve iblisin ordusu onları bulmadan iki çocuğu da ayrı yerlere bırakıp hafızalarını silmiştir. İki kardeş yıllarca birbirinden habersiz yaşamış ve olanlar hakkında tek bir şey bile bilmemektedir.

İşte hikaye tam da bu noktada başlıyor.

Mundus dünyayı içten içe kontrolü altına almış  insanları perde arkasından yani namı değer ''limbo''dan yönetiyor ve tahmin edin ona karşı savaş veren kim var?

Biri Vergil mi dedi?

Evet Vergil üçüncü oyundan sonra tekrar karşımıza çıkıyor ama bu kez hikaye çok daha farklı. Olan bitenden habersiz insanlar yaşamlarına devam ederken Vergil insanlara televizyondan korsan yayınlar yaparak onları içinde bulundukları durumu anlatır. Dante ise kızlarla gününü gün edip o bar senin bu bar benim gezmektedir, Mundus ikizlerden haberi olup da Dante'nin izini bulana kadar. Ve hikaye bu şekilde başlamış oluyor.

Renklerin dünyası

Oyunda ki her şey net ama bir o kadar da kırmızı. Limbo diye tabir edilen yani ''araf'' diğer seri oyunlarına göre gerçekten kırmızının hakim olduğu bir atmosfer. Cehennem dediğimiz zaman da aklımıza gelen ilk renk elbette kırmızı.

Unreal Engine grafik motoru ile tasarlanan oyunda herşey net ve akıcı gibi görünsede detay isteyen noktalar da bazı kırılmalar ve görüntü bozuklukları dikakti çekiyor. Ama oyunda ki bitmek bilmeyen aksiyon ve sizi gaza getiren müziklerden bunlara dikkat etmeniz pek olası değil.

Aile yadigarı bunlar

Karakter ve silah geliştirme sistemine dayalı oyunlarda bizi ayrı uç noktalara çeken bir sistemi kabul ediyorum ancak ben pek sevmiyorum. Ninja Theory burda istenilen optimal düzenlemeyi yapmış. Ve iki ayrı silahı tek bir silah da birleştirmiş. Diğer oyunlarda boss'lar da kazandığımız silahlar bir yana dursun Rebellion bizim en iyi ana silahımızdı. Bunun üzerine aileden kalan yadigarların olduğunu düşünün. Mesela üçüncü oyunda yeni bir silaha sahip olduğumuz da hangisini geliştirelim hangisini kullanalım karmaşasından itiraf ediyorum ki oyuna ara verdiğim günler olmuştu.

Ebony&Ivory silahları dışında Osiris ve Arbiter bize eşlik ediyor.

Arbiter babamızdan kalan ve güçlü ataklar yapabildiğimiz bir silah Osiris ise annemizden kalan ve daha çok combo odaklı bir silah. Unutmadan söylemekde fayda var iki farklı düşmanımız var sadece Arbiter'dan etkilenen ve sadece Osiris'den etkilenen düşman. Bir silahtan etkilenen diğer silahtan etkilenmeyebiliyor.

Sağlam ve güçlü combolar yapmak istiyorsanız ise bence tek çözüm Rebellion silahı. Oyunda ki combo sayısı ve oynanışa göre puan aldığımızı ve buna bağlı geliştirmeler yaptığınızı düşünecek olursak daha dikkatli olmakta fayda var.

Oyunun müzikleri Noisia tarafından yapılmış ve tam dövüş sahnelerinden en can alıcı noktadan girip size anı yaşatacak cinsten olmuş. O esnada oynanabilirlik nerdeyse nirvanaya ulaşıyor. Müzikleri içinse gerçekten bizi mutlu ettiğini söyleyebilirim.

Sonuç olarak seriyi çok farklı bir yerden ele alıp yeniden kendi tabiriyle ''Remake'' eden firma bize çok şey vaad ediyor. Kendi adıma oyunu yapılan tüm eleştirilere ve köklü değişimlerine rağmen oynamanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Ve sizinde hatırlayacağınız bir söz ile yazımı burda bitiriyorum: Dante Must Die!

Ferhat Verdi 05/03/2015
Almanya'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik mezunu. Oyun ve fotoğraf konularında binlerce araştırma yazısı, inceleme ve haber hazırladı. Türkiye'nin önde gelen tüketici elektroniği dergilerinde ve teknoloji odaklı web sitelerinde editör olarak çalıştı.
Aral PlayStation 2 - 3 Oyunları