iştirakidir.
Ana Sayfa > Ürün Haberleri > Cep Telefonları Haberleri >

Hayatımızı Değiştiren 35 Arayüz Buluşu

Bilgisayar faresi, uzaktan kumanda, hızölçer, abaküs, ATM, dondurma çubuğu, web tarayıcısı, yelkovan, GPS, grafik kullanıcı arayüzü (GUI), alfabeleştirme, otomatik geçiş sistemi gibi 35 önemli buluş bugün iş ve özel hayatımızı daha kolay, hızlı ve düzenli yaşamımızı sağlıyor.
Yazar: Ömer Balk 30/06/2016

İnsan elinin dokunduğu hemen her teknoloji bir arayüze sahiptir. Arayüzler basit cihazların daha akıllı hale gelmesini sağlarken; akıllı cihazların da daha basit şekilde kullanılmasına imkan tanır. Tarihten bugüne hayatımızı değiştiren her teknoloji ve buluşun popüler olmasında arayüzler belirleyici bir rol oynadı, kompleks sistem ve teknolojilerin potansiyelini ortaya koymasına yardımcı oldu. Dünyanın en büyük teknoloji ve iş süreç yönetimi şirketlerinden Xerox’un mühendisleri ve bilim insanlarının tanımladığı en önemli arayüz buluşları listesinde, gelmiş geçmiş en iyi 35 arayüz buluşu ve bu arayüzlerin önemi şu şekilde açıklanıyor:


Çevirmeli arama: Günümüzde çevirmeli arama ile çalışan bir telefon bulmak için muhtemelen teknolojiye ayak uydurmakta direnen bir büyüğümüzün evine gitmemiz gerekir. Ancak 1891’de icat edildiğinde bu telefon çok şeyi değiştirdi. O zamana kadar birini telefonla aramak için döndürme kolunu çevirmek, operatöre sinyal göndermek ve kendisi ile iletişim kurarak bizi aramak istediğimiz kişiye bağlamasını istemek gerekiyordu. Çevirmeli arama yapan telefonlar ise arama yapmanın otomatik ve kullanıcı kontrollü hale gelmesini sağladı. Bugün kullandığımız bir dokunmatik akıllı telefon ile kıyaslandığında teknolojideki gelişime şaşırmamak elde değil.


Hızölçer: İnsan beyni hızlanma ve yavaşlamayı algılayabiliyor ancak tam hızı algılamakta başarısızdı. Otomobillerin ortaya çıkmasından önce hızı algılayamamak önemli bir sorun olmasa da otomobillerin icadı ve hız kapasitelerinin giderek artması hız ölçümünü gerekli kıldı. Enter Otto Schulze ve onun hızölçeri, bu ihtiyacımızı gidermemizi sağladı.


Sesli metin okuma: Bazı arayüzler teknolojinin potansiyelini ortaya çıkarırken bazıları kullanıcınınkini çıkarır. Metin okuma arayüzü, okuma ve görme engeli bulunan veya kendini ifade edemeyen kişilerin çevresindeki insanlarla iletişim kurmasını sağlayan ve bir içeriği anlamasına imkan veren önemli bir teknoloji. Sesli metin okuma arayüzü, görme engelli bir kişinin bir metni anlamasını sağlarken, Stephen Hawking gibi ALS hastası bir dahiye ses vererek onu anlamamızı sağlayan önemli bir teknoloji.


Bilgisayar faresi: Bilgisayar faresinden önce bilgisayarda bir işlem yapmak istenildiğinde komutlar klavye ile verilmek zorundaydı. 1964’te mühendis Douglas Engelbart ahşap bir dış yüzey, devre kartı, bir çift metal tekerlek ve kabloları bir araya getirerek bilgisayar ile etkileşim kurmayı başardı. Bugün kullandığımız bilgisayar faresi ise Xerox PARC’ta geliştirilerek insanların kullanımına sunuldu.


Sanal asistanlar: Bugün Siri ve Cortana gibi sanal asistanları daha çok “evi ara”, “hava nasıl” gibi komutlar için kullanıyoruz. Ancak doğal dil arayüzleri geliştikçe sağlıktan finansa birçok sektördeki kompleks süreçlerin bu teknoloji ile yönetilmesi sağlanacak.


iPod klik tekerleği: Çevirmeli telefonlardan onlarca yıl sonra, Steve Jobs tüm pazarın rotasını değiştirecek bir başka çevirmeli teknolojiyi tanıttı. iPod herkese cebinde binlerce şarkıyı taşıma imkanı vermekle kalmıyor; aynı zamanda yeni bir cihazlarla etkileşim yöntemi sunuyordu. Klik tekerliğinin oldukça fonksiyonel ve ergonomik tasarıma sahip olması, o dönem pazardaki birçok taşınabilir müzik oynatıcısının tasarımına ilham oldu.


QWERTY klavye: İlk daktiloların önemli bir sorunu vardı. Yan yana bulunan iki harfe hızlıca basıldığında harfler birbirine karışır, daktiolunun tuşları takılırdı. 1870’lerde, Milwaukee’de bir gazete editörü olan Christopher Latham Sholes, bu soruna çözüm bulmak amacıyla en yaygın kullanılan harfleri not etti ve bu harflerin birbirinden uzakta yer aldığı bir yerleşim düzeni oluşturdu. Bu düzenin adı ise QWERTY olarak adlandırıldı. Aynı ihtiyaçtan yola çıkarak birçok ülke kendi dil yapısına uygun bir harf dizilimi gerçekleştirerek daktilo geliştirdi. Türkçe için en uygun klavye de F klavye olarak tanımlandı.


Tahmine dayalı yazma: Geçmişteki küçük telefonlardan bugünün akıllı tuşsuz telefonlarına kadar hemen her cihazda yazmak bir zorluk olmuştur. T9 gibi tahmine dayalı yazma sistemleri, yazma sürelerini kısaltırken daha kolay iletişim kurmamızı sağladı.


ATM: “2 Eylül’de bankamız saat 9’da açılacak ve bir daha hiç kapanmayacak.” 1969 yılında bir banka bu sloganla duyurmuştu ilk ATM’yi. O günden bu yana, ATM’ler günün her saati verdiği hizmetle banka müşterileri için büyük kolaylık sağladı.


Otomatik geçiş sistemi (OGS-KGS): Gişelerde durup, para ödeyip yolculuğumuza devam ettiğimiz günler çok eski değil. Gişelerde kilometrelerce kuyruk oluşmasına sebep olan bu sistem yerine getirilen ve elektronik olarak ücret tahsil eden otomatik geçiş sistemleri, sürücüler için önemli bir sorunun çözümü oldu.

 


Abaküs: Yazılı numerik sistemin icadından çok önce Babiller gibi antik kültürlerde ticaret yapılıyordu ve hesaplama işlemleri zorluk yaratıyordu. Abaküs, toplama çıkarma işlemlerinin kolayca yapılmasını sağlayarak, e-ticaretten önce ticareti kolaylaştıran, hızlandıran ilk buluş oldu. Evrensel olarak herkesçe kullanılabilen basit ve taşınabilir görüntüsü ile abaküs gelmiş geçmiş en iyi arayüzlerden biri.


Arama motoru: Sör Tim Berners-Lee Dünya Çapında İnternet Ağı’nı (World Wide Web) kurduğunda içeriği manuel olarak dizinliyordu. Bu bilgi paylaşım ağının zamanla milyonlarca link barındırmaya başlaması ile daha kolay bir yol bulunması gerekti. İlk arama motoru sayfaları onlarca link ve yazı ile göze çok karmaşık gelse de Google’ın ana sayfadan her şeyi kaldırıp yalnızca bir arama çubuğu koyması arama motorunun evrensel bir arayüze dönüşmesini sağladı.


Grafik kullanıcı arayüzü (GUI): Tıklamak, sürükleyip bırakmak; açılan pencereler, ikonlar, menüler gibi kavramların hiçbiri, bir grup vizyoner bilim insanının masaüstü olarak bilinen kullanıcı arayüzünü icat etmesine kadar hayatımızda yer almıyordu. Xerox PARC’tan Alan Kay ve bir grup çalışma arkadaşı, bilgisayarları komut satırı arayüzünden bugünkü kullanıcı arayüzüne taşıyan kişiler oldu.


Alfabeleştirme: Yazının ortaya çıkması ile listeler, kataloglar ve rehberler de oluşturulmuştu; ancak alfabeleştirme bulunmadığı için bunlar arasında bir şey aramak büyük zahmet gerektiyordu. Alfabeleştirme ile bilginin organize edilmesi sağlandı ve bugün dahi insanlık için önemini koruyor.


Uzaktan kumanda: 1898’de Nikola Tesla dünyanın ilk uzaktan kontrol edilen teknesini tanıttığında insanlık araçları belli bir mesafeden kontrol edebilecek bir yöntemi de öğrenmiş oldu. Tesla bu “tele-otomasyon” sisteminin savaşlarda kullanılabileceğini öngörmüş olsa da hayatımızda bu denli önemli bir rol oynayacağını düşünmemişti. Bugün herkes televizyonunu uzaktan kumanda ile kontrol edebilme şansını Tesla’ya borçlu.


Lamp tutacağı: 1945’te Thomas Lamb’in kesici aletlerin tutulması için tasarladığı ve kendi adı ile anılan, insan elinin anotomisine uygun tutacak, o zamana kadar üretilenlerin en iyisiydi. Sağ ve sol ellerin bir nesneyi en iyi şekilde kavraması esas alınarak geliştirilen bu tasarım, zaman içinde bıçak saplarından, çaydanlık saplarına, cerrahi araçlardan bavullara kadar, insan elinin tuttuğu her eşyada doğal kavrama hissi verecek şekilde kendine kullanım alanı buldu.


Gösterge tablosu: 1950’lere kadar uçak, vapur ve tren gibi ulaşım araçlarının hareket saatlerini gösteren hareketli harf ve rakamlardan oluşan gösterge tabloları manuel olarak güncelleniyordu. Saat ustası iki İtalyan kuzenin geliştirdiği sistem ile bu ekranların uzaktan otomatik olarak güncellenmesi sağlandı.


İnternet aktarmalı sohbet (IRC): Slack, Whatsapp ve hatta AIM’den (AOL instant messenger) önce internet üzerinden IRC ile sohbet ediliyordu. Arayüzü ilkel ve ham olsa da çevrimiçi sohbeti hayatımıza sokan ilk araç IRC oldu.


Dijital zaman çizelgesi: Xerox PARC’ın geliştirdiği grafik kullanıcı arayüzü kişisel bilgisayarlar için ne ifade ediyorsa, EditDroid de film montajı için aynı öneme sahipti. LucasFilm’de geliştirilen EditDroid; dijital bir zaman çizelgesi, montajı yapılmamış klipler için simgeler ve doğrusal olmayan dijital film ve sesler için düzenleme yapma fikri ile tasarlandı ve tanıtıldı. Bu andan sonra dijital düzenleme film yapımcıları için olmazsa olmaz haline geldi.


7 parçalı dijital gösterge: Yedi parçalı çubuktan oluşan bu arayüz, 1’den 9’a kadar rakamların ve “A,b,C,d,E,F” harflerinin elektronik olarak gösterilmesini sağladı. Bu arayüz buluşu kendini yaygın olarak dijital hesap makineleri, dijital saat ve kronometrelerde gösterdi. Dijital saatler, panolar ve dijital hesap makineleri günümüze kadar en yaygın kullanılan dijital gösterge arayüzü oldu.


Web tarayıcısı: İnternetin niş bir teknolojiden kitle piyasa fenomenine dönüşmesi için güçlü bir arayüz gerekiyordu. Bu arayüz standart bir grafik kullanıcı arayüzü yaratmak için oluşturulan ilk web tarayıcısı Mosaic oldu. NSCA’nın (National Center for Supercomputing Applications) Mosaic adını verdiği tarayıcı, kullanıcılara ilk kez bir URL çubuğu, geri/ileri/tekrar yükle tuşları ve görüntüler ile yazıların aynı pencerede görünmesini sağlayan satır içi grafikler sundu. Bu da o yıllarda milyonlarca, şu an ise milyarlarca kullanıcının İnterneti daha kolay ve işlevsel bir şekilde kullanmasını sağladı.


Dondurma çubuğu: Bütün bir dondurmayı hiçbir yere dökmeden, bulaştırmadan yememizi sağladı. Ama her zaman başarılı olduğu söylenemez.


WYSIWYG: İngilizce'de "What You See Is What You Get" sözünün baş harflerinden oluşan bir bilgisayar terimi. Türkçe’de “Ne Görüyorsan Onu Alırsın” anlamına geliyor. Bilgisayarların henüz pek gelişmediği dönemlerde, bilgisayarda yazı yazılması ve çıktı alınması zahmetli ve karmaşık bir işti. Ekranda görünen yazı standart bir yazı karakterindeydi ve kelimeler arası boşluklar, baskı alındığında ekranda göründüğü gibi çıkmıyordu. Aynı zamanda bir yazıyı koyu (bold) olarak yazabilmek için kelimenin başına ve sonuna ‘^B’ yazmak gerekiyordu.


Yelkovan: İlk saatler zamanı doğru olarak göstermek konusunda oldukça zayıftı. Saatlerde yalnızca akrep bulunduğundan dakikalar hesaplanamıyor ve gösterilemiyordu. Saat sarkacının icadı ile dakikalar da hesaplanmaya başlandı ve saatler kesinlik kazandı.


Hamburger ikonu: Hamburger ikonu, Xerox buluşu grafik kullanıcı arayüzünde saklı menü öğelerini belirtmek için kullanılan bir stenografiydi. Şimdilerde mobil teknolojilerdeki ilerlemeler ve web tasarımın geçirdiği evrim ile hamburger ikonu da ortadan kalktı.


E-kitap okuyucular: İnternetin basılı kitap okuma alışkanlıklarını kötü yönde etkilediği söylense de; e-kitap okuyucular, kitap satın alma ve okuma biçimini değiştirdi. Ayarlanabilir font ve parlaklık, kelimenin sözlük anlamını gösteren hyperlinkler, not alma kolaylığı ve geniş depolama alanıyla birçok kitabın tek cihazda toplanabilmesi e-kitap okuyucularının rağbet görmesini sağladı.


Hipermetin (Hypertext): Hipermetin kavramı, bir yazının referans ve link ile başka bir yazıya yönlendirilmesini ifade ediyor. Douglas Engelbart’ın ve daha sonra Sör Tim Berners-Lee’nin geliştirdiği hipermetin, bugün internetin temel arayüzlerinden biri konumunda.


Hashtag: Hashtagler, insanların sosyal ağlar üzerinden örgütlenmesinin ve iletişim kurmasının yeni ve güçlü bir yolu. Özellikle toplumsal tepki yaratan olaylarda hashtagler ile yazılan mesajların sayısı milyonlara ulaşabiliyor. Hastagler, referans konu kelime ve tanımlamaların gruplanması ve takip edilmesi için de kullanılıyor.


Arayan kimliği: Ted Paraskevakos alfanumerik bilgiyi telefon hatları üzerinden ulaştırmayı başarmadan önce çalan bir telefon tam bir muammaydı. Telefonların arayan kişinin numarasını, bilgisini göstermesi ile telefonlarla olan ilişkimiz de büyük değişim geçirdi.


Kapasitif dokunmatik ekran: iPhone ilk dokunmatik telefon olmasa da bu özelliği doğru kullanan ilk telefondu. Komut için baskı gerektiren dirençli dokunmatik ekranların tersine; kapasitif dokunmatik ekranlar dokunurken, kaydırırken, büyütürken parmak uçlarımızdaki elektriksel yükü kullanıyor. Bu dokunmatik ekranlar mobil teknolojilerin bu denli yaygınlık kazanmasında çok önemli bir rol oynadı.


Uydu seyir sistemi ve GPS: Hiçbir harita kusursuz değildir. Ancak bugün kullandığımız haritalar mükemmele çok yakın. Arabalarımızda, mobil cihazlarımızda ve daha birçok araçta kullandığımız bu teknolojiler en doğru coğrafi bilgiyi bize sunuyor, adres bulmak, bir yere kolayca ulaşmada bize uydu destekli bir konfor sağlıyor.


Jest - mimik algılama: Yeni yazılım ve donanımların çalışma prensibinin jest ve mimikler ile oluşturulması yönünde günümüzde büyük bir çaba var. Bugün perakendecilerin müşterilerin işaret dilini incelemesi, bilim insanlarının jestlerle kontrol edilebilen robot üretme çabaları, gelecek teknolojilerinin jest ve mimiklerimizi birer arayüz olarak kullanacağını gösteriyor.


Yakın alan iletişimi (NFC): Günümüzde insanlar ve makineler arası olduğu kadar makineler arası iletişim de olağan hale geldi. Makineler arası etkileşimin en büyük zorluklarından olarak kabul edilen güvenlik akreditasyonunun üstesinden NFC ile gelmek mümkün. NFC, mobil ödeme imkanını konsept bir kavram olmaktan çıkarıp pratiğe dönüştürdü.


Uygulama programlama arayüzü (API): Bugünlerde tüm objeler bir yazılıma sahip olmaya başlarken yazılımlar arasında köprü görevi gören API’nin önemini unutmamak gerekiyor. API olmaksızın kullanıcılar Facebook hesaplarını istedikleri her yerden kullanamaz, geliştiriciler Google Maps gibi uygulamaların yazılımlarından yeni uygulamalar yaratmak için faydalanamazdı. API’ler, geliştiricilerin web’i günümüzdeki gücüne ulaştırmalarında önemli bir yardımcı rol üstlendi.


Sanal gerçeklik: Sanal gerçeklik teknolojisi askeri, sağlık eğitimi, fobi terapisi, mimarlık, tasarım, arkeoloji ve eğlence gibi birçok alanda kullanılıyor ve kendisi için hala kuluçka döneminde diyebiliriz. Ancak daha şimdiden her alanda büyük adımlar atılmasına yardımcı oluyor.


Bir zaman sonra Xerox PARC mühendisleri Bravo adını verdikleri bir doküman düzenleme aracı geliştirdi ve bu araçla ekranda görünen yazının aynı şekilde baskısını almak mümkün oldu. Bugün bu paradigma WYSIWYG adı ile biliniyor.

Fotokopi makinesinden grafik arayüzüne, ethernet kartından lazer yazıcıya kadar birçok buluşun sahibi olan ve adı inovasyonla bütünleşen Xerox’un mühendis ve iş analistlerinin, binlerce arayüz buluşu arasından önceliklendirerek tanımladığı en önemli arayüz buluşları listesi “bilim insanı gözü ile geçmişten bugüne hayatımızı derinden etkilemiş arayüz buluşlarını öne çıkarıyor. Buluşların, yeni teknolojilerin hayatımızda yer edinmesinde önemli bir rol oynayan arayüzler, geçmişte olduğu gibi gelecekte de insanlığın yaşam şekillerini dönüştürmeye ve kolaylaştırmaya devam edecek.

Ömer Balk 30/06/2016
YORUMLAR
0 Kullanıcı Puanı Kullanıcı Yorumu
1 Yıldız
% 0 - 0 Kişi
2 Yıldız
% 0 - 0 Kişi
3 Yıldız
% 0 - 0 Kişi
4 Yıldız
% 0 - 0 Kişi
5 Yıldız
% 0 - 0 Kişi
Resim Yükle
Puan Ver
GÖNDER