iştirakidir.
Ana Sayfa > Ürün Haberleri > Cep Telefonları Haberleri >

Android Cihazlarda Batarya Ömrünü Uzatma Yolları

Son dönemde giderek yükselen bir ivmeyle akıllı telefonlar çok daha hızlı olmalarının yanında daha büyük, keskin ekranlar ve birçok yeni özelliklerle gelmeye başladılar. Diğer yandan batarya ömrü ise aslında tamamen farklı bir biçimde seyretti.
Yazar: Cenk Atlı 23/12/2015

Son dönemde giderek yükselen bir ivmeyle akıllı telefonlar çok daha hızlı olmalarının yanında daha büyük, keskin ekranlar ve birçok yeni özelliklerle gelmeye başladılar. Diğer yandan batarya ömrü ise aslında tamamen farklı bir biçimde seyretti. Zira eskiden telefonlarımızı haftada birkaç kez şarj etmek yetiyorken artık günde bir hatta bazen iki defa şarj etmemiz gerekiyor. Peki neden böyle oldu? Cihazlarımızın batarya ömrünü biraz daha uzatmanın bir yolu var mı? Bu sorulara bir cevap bulmak için cihazınızın bataryasını yiyip bitirenin ne olduğuna ve onun biraz daha uzun süre dayanması için neler yapılabileceğine bakalım.

1. Arka Planda Çalışan Uygulamaları Kapatın

Android’in tamamen çoklu görev altyapısıyla çalışmaya uygun bir işletim sistemi olması nedeniyle, kullanıcıların bir süre sonra arka planda çalışan onlarca uygulamaya sahip olması şaşırtıcı değil. Tahmin edebileceğiniz gibi bu durum bataryanın da hızlıca boşalmasına katkıda bulunuyor. Bu noktada bataryanın azalmaması için yapılabilecek en basit şey o esnada kullanmadığınız uygulamaları kapatmak. Bunu nasıl yapacağınız elbette sahip olduğunuz cihazın modeline göre değişiyor, fakat genellikle ana ekran tuşuna basılı tutmanız ya da ilgili çoklu görev tuşuna dokunmanız yeterli oluyor. Sonrasında artık kullanmadığınız uygulamaları basitçe kapatabilirsiniz.

Yine de, arka planda olup biten şeyler yalnızca bu uygulamalarla da sınır değil ve bu uygulamalar da siz onları kapattıktan sonra bile belirli işlemleri hala yürütmeye devam edebilirler. Cihazınızdaki ana ayarlar menüsünde, ‘Batarya’ başlığı altında halihazırda bataryanızın azalmasına neden her şeyi göreceksiniz. Bu noktada asıl sorumluların ekran (ki birazdan buna değineceğiz) ve Android’in kendisi olması kuvvetle muhtemel. Bu listede sunulan herhangi bir uygulama varsa bunları normal yoldan kapatabilirsiniz. Bu da işe yaramazsa Batarya listesindeki uygulamaların üzerine dokunup ardından ‘Durdurmaya Zorla’ya basabilirsiniz.

2. Kullanılmayan Uygulamalardan Kurtulun

Play mağazası ağzına kadar ilginç, ücretsiz uygulamalarla dolu olduğu için, şöyle bir denemek istediğiniz şeyleri telefonunuza hızlıca indirmek oldukça anlaşılır bir durum. Elbette, bu uygulamalardan bazılarını sevmeyebilir ya da bir süre sonra onlara olan ilginizi kaybedebilirsiniz. Durum bundan ibaretse, yapacağınız en iyi şey onları silmek, çünkü onları kullanmadığınızda bile arka planda internetten güncellemeleri kontrol etmek gibi çeşitli işlemlere devam ediyor olabilirler.

3. Parlaklığı Düşürün

Ekran, bataryanın azalmasına neden olan en önemli unsurlardan biri. Fakat onun bu etkisini ekranın en üstündeki bildirim panelini basitçe aşağı indirip, ekran parlaklığı alanındaki ‘Otomatik’ kutusundaki işareti kaldırdıktan sonra kaydırıcı üzerinden parlaklığı azaltarak düşürebilirsiniz. Elbette, yine de ekranı görmeye yetecek kadar bir parlaklık düzeyinin korunmasını istiyorsunuzdur. Android cihazınızı karanlık bir ortamda kullanıyorsanız, en düşük ayarda bile ekran size fazla parlakmış gibi gelebilir. Bu durumda, örneğin Bluelight Filter gibi bir uygulama yükleyerek hem renk dengesini istediğiniz gibi değiştirebilir hem de ekran arka ışığının daha da azaltılmasını sağlayabilirsiniz. Bunun ardında yatan asıl düşünce gözün zorlanmasını azaltmak ve sizi geceleri uyutmayan ekrandaki ışığı kesmek olsa da aynı zamanda batarya ömrüne de katkıda bulunduğu bir gerçek.

4. Wi-fi ve 3G/4G Bağlantılarını Kapatın

Telefonunuzdaki kablosuz bağlantı teknolojilerinin hepsi bir şekilde bataryanızı azaltır ve arka planda onlara erişim sağlayan uygulamalarla birlikte batarya sorununuz katlanarak artmış olur. Cihazınızın enerjisini korumak için onları ayarlar menüsünden ya da bildirim menüsündeki hızlı panelden kapatabilirsiniz. Elbette arka plandaki hizmetleri kullanıyorsanız ve yeni bir e-posta, anlık mesaj ve benzeri şeyler geldiğinde bildirim almak istiyorsanız, o halde bu çok da makul bir seçenek değil. Fakat bir şekilde bu bağlantıları yalnızca gerçekten ihtiyaç duyduğunuzda açarsanız bataryanızın daha uzun ömürlü olmasını sağlamış olursunuz.

5. Konum Hizmetlerinden Çıkın

Telefonunuzu daha önce bir navigasyon cihazı olarak kullandıysanız GPS bağlantısının bataryayı nasıl da hızlıca azalttığını (ve cihazın nasıl endişe verici biçimde ısındığını) biliyor olmalısınız. Elbette, telefonu bu amaçla kullanıyorsanız bu özelliğin çalışmaya devam edebilmesi için GPS’i açık tutmalısınız. Burada asıl sorun, birçok diğer uygulamanın beklenmedik bir biçimde konum bilgilerinden yararlanıyor olması. Örneğin, bazı fotoğraf uygulamaları, bir fotoğraf çekerken tam olarak nerede olduğunuzu kaydeden coğrafi etiketleme özelliğini kullanıyorlar. Bu ayarlamayı söz konusu uygulamalar için devre dışı bırakmak mümkün olsa da, konum ayarlarını genel olarak kaaptmak aslında daha kolay. Bunu yapmak için de ayarlar menüsüne ya da yine eğer cihazınız bir hızlı ayarlar paneline sahipse oraya gitmeniz yeterli.

6. Daha Az Sayıda Widget Kullanmaya Başlayın

Android’e dair en iyi şeylerden biri widget’larınızın olabilmesi. Ana ekranda bekleyen bu mini uygulamalar kullanıcıların bir uygulamayı tamamen açmasına gerek kalmadan özelliklere ve çeşitli bilgilere hızla erişmelerini sağlıyor. Yine de, bunlar işlemcinize fazladan yük olabiliyor ve arka planda (örneğin hava durumu bilgilerini güncelleyerek) internete erişim sağlayabiliyorlar. Telefonunuz ya da tabletinizde bir batarya sorunu yaşıyorsanız, o halde ana ekranda daha az sayıda widget kullanmayı düşünebilirsiniz.

7. Dokunsal Geri Bildirimleri ve Tuş Tonlarını da Kapatabilirsiniz

Dokunmatik ekran, yapısı itibariyle, onlara dokunduğunuzda herhangi bir fiziksel geri bildirim sunmaz. Fakat işin aslı, onların (bir tür fiziksel bozukluğunuz olmadığınız sürece) aslında buna ihtiyaç duymadıklarıdır, zira sonuç olarak ekranda zaten bir şeyler olduğunu fark ettiğinizde bir şeylere bastığınızı biliyor olursunuz. Ekrana dokunduğunuzda bunun fiziksel bir karşılığını almak sizin için çok önemliyse, bir BlackBerry Storm (ya da yakında piyasaya çıkacak olan fiziksel klavyeli BlackBerry Priv) tam da aradığınız şey olabilir. Diğer yandan, tuş tonları da genellikle oldukça anlamsızdırlar ve ayrıca etrafınızdaki insanları da bir hayli rahatsız etmek gibi bir dezavantajları daha vardır. Zaten dokunduğunuz bir ekranda abuk subuk sesler duymadan işinizi göremiyorsanız, bir Nokia 3210’dan daha yeni bir cihaz kullanmanızın da pek bir anlamı yok. Batarya ömrünü arttırmak için siz en iyisi bütün bu sesleri ve geri bildirimleri kapatın.

8. Güç Tasarruf Moduna Geçin

Bazı Android telefonlar arka plandaki işlemleri en aza indiren, ekran parlaklığını azaltan ve size cihazınız üzerinde mümkün olabildiğince çok zaman veren bir güç tasarruf moduyla geliyor. Bazı Samsung modelleri ise ayrıca bir ‘Ultra Güç Tasarruf Modu’ sunuyor, ki bu cihazınızın ekranını gri tonlamalı bir hale getirip telefon görüşmeleri, mesajlaşma ve internet yalnızca çok sınırlı şeylere olanak tanıyor. Böyle bir modda harcayabileceğiniz zaman dilimi oldukça etkileyici bir uzunlukta, ve cihazınız tek rakamlı batarya yüzdelerindeyken bile saatlerce dayanabiliyor.

9. Bildirimleri Kapatmak Doğru Bir Tercih Olabilir

Öyle görünüyor ki, bazı geliştiriciler için kullanıcıların bir uygulamayı indirmesi artık pek yeterli değil. Zira, geliştiriciler zaten indirdiğimiz bir uygulamanın hala indirilmekte olduğunu durmadan bize hatırlamak zorunda gibiler, ve bunu da bildirimler aracılığıyla sürekli yapıyorlar. Bazı kişilerin bu bilgiyi kullanışlı bulmaları olası, çünkü Flappy Bird benzeri oyunları oynayabilmek için yeterince sanal paraya sahip olup olmadıkları hakkında bilgilendirilmek istiyorlar. Fakat birçoğumuz için bu bildirimler rahatsızlıktan başka bir şey vermiyor ve üstelik onların arka planda sürekli çalışıyor olması batarya ömrü için hiç de iyi bir şey değil. Normalde, uygulamaların bu bildirimleri kapatmak için bazı ayarlamaları olur, fakat böyle bir seçenek her zaman olmayabiliyor, üstelik çoğu zaman bu uygulamayı açmak ve bu ayarlamayı konumlandırmak durumunda kalıyorsunuz. Aynı şeyi yapabilmenin başka ve daha basit bir yolu bir bildirim göründüğünde onun üzerine dokunup basılı tutmak ve ardından Uygulama bilgisine dokunmak. Bunun ardından çıkan ekranda ‘Bildirimler’ kutusundaki işareti kaldırabilirsiniz. Muhtemelen bildirimleri kapatmanın nasıl önemli duyuruları ve güncellemeleri kaçırabileceğiniz anlamına geleceğine dair bir uyarı göreceksiniz, ama böyle bir derdiniz olmadığınızı varsayarak basitçe ‘Tamam’ tuşuna basmanızı öneriyoruz.

10. Sabit Arka Planlar Tercih Edin

Android yalnızca ana ve kilit ekranlarınızda arka plana bir resim ya da fotoğraf yerleştirmenize olanak tanımakla kalmıyor, aynı zamanda bu arka planı hareketli bir animasyon olarak ayarlayabilmenizi sağlıyor. Canlı arka planlar olarak da bilinen bu görüntüler örneğin bir jiroskop gibi sensörler aldığı bilgilere göre de değişebiliyor. Bu durum doğal olarak bataryanın azalmasının nedenlerinden biri, dolayısıyla arka planınızı sabit bir görsel ya da yalnızca tek bir renk olarak ayarlarsanız cihazınız en azından birkaç dakika daha batarya ömrü kazanmasını sağlayabilirsiniz.

11. Daha Büyük ya da Yedek Bir Batarya Tercih Edin

Apple’ın açıkça bükülebildiği belli olan iPhone 6 modelinden de anlaşılabileceği gibi, kullanıcıların çok daha ince ve hafif telefonlara yönelik bir talebi var. Fakat ne yazık ki bu tasarım aslında daha uzun ömürlü bataryalar anlamına gelmiyor, çünkü daha batarya fiziksel olarak ne kadar küçülürse o denli daha az enerji depolayabiliyor. Neyse ki, bu noktada size üretici tarafından verilen bataryayla sınırlı kalmak zorunda değilsiniz, çünkü mobil cihazlar için artık birçok üçüncü parti genişletişmiş batarya mevcut. Bunlar cihazın ağırlığını biraz arttırıyor olsalar da batarya gücüne yaptıkları katkı son derece önemli. Bir diğer seçenek ise ikinci ve sıradan bir batarya alarak diğerinin şarjı bittiğinde onu değiştirmek. Elbette her durumda bataryanızı değiştirmenize olanak tanıyan bir telefona ihtiyaç duyacaksınız. Ayrıca üçüncü parti bataryaları satın alırken de dikkatli olmalısınız, zira ucuz olan modeller düşük bir kaliteyle gelmelerinin yanında bazen tehlikeli bile olabiliyor.

Muhtemelen daha güvenli bir seçenek ise harici bir batarya kullanmak olabilir. Bu bataryalar ayrıca şarj edilebiliyor, geleneksel şarj kablosuyla çalışabiliyor ve telefonunuzun şarjı bittiğinde size tamamen dolu bir batarya sunuyor. Bu tarz bataryaları internet üzerinden de sipariş verebilirsiniz fakat yüksek kaliteli bir ürün aldığınızdan emin olmak için satın almadan önce bağımsız incelemeleri ve eleştirileri okumanızda fayda var. Üzerinde durmanız gereken en önemli unsurlar bataryanın kapasitesi (mAh değerinde), boyutu ve ağırlığı ve belki de bir tableti şarj etmek istiyorsanız voltaj değeri.

12. Son Çare: Cihazınızı Kapatın

Elbette bu biraz sert bir önlem ve aynı zamanda bir mobil telefon ya da tablete sahip olmanın mantığına aykırı, fakat cihazınızı yalnızca gerekli durumlarda, ara sıra kullanıyorsanız ve sürekli olarak erişilebilir olma gibi bir derdiniz yoksa onu kelimenin tam anlamıyla kapatmak makul bir çözüm olabilir.

Cenk Atlı 23/12/2015
Yeni teknolojileri ve bilim kurguyu yakından takip ediyor. Makinelerin insanlığı ele geçirmesinden endişe duysa da, onları yakından tanımanın her ihtimale karşı iyi bir fikir olduğunu düşünen yazar, cimri.com için özellikle akıllı telefon ve dizüstü bilgisayarlar üzerine odaklanıyor.
YORUMLAR
0 Kullanıcı Puanı Kullanıcı Yorumu
1 Yıldız
% 0 - 0 Kişi
2 Yıldız
% 0 - 0 Kişi
3 Yıldız
% 0 - 0 Kişi
4 Yıldız
% 0 - 0 Kişi
5 Yıldız
% 0 - 0 Kişi
Resim Yükle
Puan Ver
GÖNDER