iştirakidir.

3D Yazıcı Satın Alma Rehberi

Son birkaç yıldır en yenilikçi teknoloji olarak gündemi epey meşgul ettiler ama evde kullanılmak için gerçekten hazırlar mı? Şimdiye kadar ne türden gelişmelere sahne oldular? Geride bıraktığımız koca bir yılın ardından 3D yazıcı devriminin ne durumda olduğunu ele aldık...
Yazar: Cenk Atlı 18/01/2016

Hangi teknoloji ürünün ne kadar revaçta olduğunu gösteren analiz şirketi Garnter’a göre bütün teknolojiler nihayet yerleşip iyice sıradanlaşana dek bir dizi zirve ve düşüş anı yaşıyor. İlk olarak, belirli bir teknoloji geliştirildikten sonra ve abartılmış beklentilerin zirvesine ulaşmadan önce ona duyulan bu heyecanda hızlı bir artış oluyor. Ardından insanlar bu dumanı üstünde tüten şeyin aslında hiç de öyle abartıldığı kadar etkileyici olmadığını fark ettikçe gösterilen ilgi de bir hayal kırıklığı oluğuna doğru akarak azalıyor. Sonrasında ise ilgi düzeyi biraz normalleşerek nihayet makul bir seviyeye ulaşıyor.

Bu aslında yıllar içerisinde piyasaya sürülen yeni cihazlarla sürekli tekrar tekrar gördüğümüz türden bir döngü ve muhtemelen bunun neye benzediğini anlamak için söz konusu döngüye dair bir diyagramı da görmenize gerek yok. Dolayısıyla 3D yazıcıların da aynı döngüye maruz kalacağını görmek aslında bir sürpriz olmaz. Ve tam da şu anda bizler bu teknoloji açısından hayal kırıklığı safhasındayız.

Şimdiye Kadar Olup Biten

2009 yılında, 3D yazıcıların füzyonlu birikim modelleme metoduna dair temel bir patentin süresi dolduğunda, 3D yazıcıların neredeyse dünyayı değiştireceğini düşünmeye başladık. Bu süresi dolan patent her türden firmanın tüketici odaklı 3D yazıcılar üretmeye başlayabileceği anlamına geliyordu ve uygun fiyatlı yazıcılar pazara hızlı bir giriş yapmıştı. Sonraki birkaç yıl içerisinde bu yazıcılar daha da sofistike ve uygun fiyatlı cihazlar haline geldiler, üstelik kullanımları da kolaylaşmıştı. Dünya üretim sürecini sonsuza dek değiştirebilecek harika bir teknoloji olarak resmedilen 3D yazıcılar için çıldırıyordu. Eğer tüketiciler evlerinde bütün bu şeyleri icat edebilir, özelleştirebilir ya da tamir edebilirse, ortaya atılan argümanlara göre, çok daha az ziyanın yanında ayrıca çok daha fazla yaratıcılığa tanık olabilirdik. Her türden tüketici ürünü bu durumdan etkilenecekti. Uzun lafın kısası, 3D yazıcılar heyecan verici cihazlardı.

3D yazıcıya ilgi duyanlar, bu teknolojiye dair daha çok patentin süresi doldukça daha da heyecan verici şeylerle karşılaşacağımızın farkındaydılar. Geçtiğimiz yıl lazer sinterlemeyle ilgili bir patentin süresi dolunca, materyalleri katmanlandırmadan ziyade onları keserek 3D nesneler yaratabilen ev yazıcıları için yeni bir dalganın kapıları potansiyel olarak açılmış oldu. Bizler tamamen yepyeni bir dünyanın eşiğinde bekliyorduk.

Fakat bu potansiyel aslında tam olarak açığa çıkmadı gibi görünüyor. 3D yazıcılar halihazırda şimdiye kadar olduklarından çok daha erişilebilir durumdalar. Her ne kadar fiziksel değil de online ortamda olsa bile bazı popüler teknoloji perakende mağazalarında rahatlıkla bulunabiliyorlar. Ve etraftaki tüketici odaklı yazıcıların büyük bir kısmı da yalnızca mühendislik bölümlerini bitirenler tarafından değil bu tarz şeylere dair başlangıç düzeyinde bilgisi olanlar tarafından da kullanılabiliyor. Yine de örneğin bu yazıyı okuyan neredeyse kimsenin evinde bir 3D yazıcı olmadığına bahse girebiliriz.

Peki, ev için üretilen 3D yazıcılar neden bir patlama yapamadı? Ve son dönemde, örneğin henüz bir yıl öncesinde olduğu gibi neden 3D yazıcılarla ilgili çarpıcı manşetlere rastlamıyoruz?

Atılımlar

2012 ve 2013 yılları boyunca, 3D yazıcılarla ilgili neredeyse her hafta yeni ve abartılı başlıklar görmek mümkündü. Ya yeni bir yöntem geliştirilmiş oluyordu ya bu yazıcılarla ilgili yeni bir hizmet piyasaya sürülüyordu ya da belki de yepyeni bir materyal artık 3D olarak yazdırılabiliyordu. Yani her daim yeni bir şeyler söz konusuydu. Halen birkaç yeni gelişme meydana geliyor olsa da bu tablo genel olarak artık biraz değişmiş durumda. Örneğin geçtiğimiz aylarda Staples, müşterilerin kendi tasarımlarını yükleyebilecekleri ve sonrasında kendi yazdırılmış objelerini elde edebilecekleri bir çevrimiçi 3D yazdırma hizmeti sunmak için Sculpteo’yla işbirliği yaptıklarını duyurdu. Evet, bu teknik olarak halihazırda Scupteo’nun zaten sunduğu bir hizmet, ama popüler bir perakendecinin bu hizmete dikkat çekmesi ve onu daha çok insan için erişilebilir kılması da oldukça ilginç.

Ve yine geçtiğimiz haftalarda Massachusetts Institue of Technology’de heyecan verici bir 3D yazıcı gelişmesi meydana geldi; araştırmacılar saf cam materyali kullanarak yazdırma yapmanın bir yolunu bulduklarını duyurdular. Elbette yazdırma işlemini yapmak için cam kullanmak biraz riskli bir durum, fakat bu materyal yine de 3D yazdırma işlemiyle bağdaştırılabilen bazı özelliklere de sahip, zira cam yüksek sıcaklıklarda sıvı halde olsa da soğudukça katılaşıyor. Dolayısıyla bilim insanları bir süredir onu programlanabilir 3D biçimler halinde yazdırmanın yolları üzerinde bazı deneyler yapıyor. Buradaki asıl problem belirsiz ya da opak bir ürün yaratmak değil, çok yüksek sıcaklıklarda çalışan ve üç ayrı ısıtma unsuru bulunan bir yazıcı geliştirmek... MIT ekibi de işte tam da bunu başardıklarını açıkladı.

Bu iki gelişmenin özellikle altını çizmek önemli zira bunlar 3D yazıcı dünyasında hala birçok şeyin gerçekleştiğini gösteriyor, ama söz konusu gelişmeler yine de kulağa daha önceki buluşlar kadar devrimci gelmiyor olabilir. Diğer yandan, Kickstarter üzerinde pahalı olmayan yazıcılar geliştirmeyi hedefleyen ve herkesin rahatlıkla ilgisini çekebilecek o kadar çok proje var ki… Dolayısıyla manşetlerin azlığının nedeni belki de haberlerin artık heyecan verici olmamasından ya da insanların bunları okumaktan sıkılmasından kaynaklanıyordur.

Yeni Uygulamalar

3D yazıcılar için sunulan potansiyel uygulamaların teoride bir ucu bucağı yok. Üstelik halihazırda 3D yazıcıları bütün kalpleriyle benimsemiş olan birçok endüstri de var. Buna verilebilecek iyi örneklerden biri hastaların ağız modellerinin ve diğer materyallerin yazdırılabildiği diş hekimliği ve bir diğeri ise prototip parçaların hızlıca yazdırılabildiği, test edilip özelleştirilebildiği ve dolayısıyla geliştirme döngüsünü belirgin bir biçimde hızlandıran havacılık endüstrisi.

Diğer yandan, bütün bunlara rağmen son zamanlarda 3D yazıcıların endüstriyel kullanımlarına dair fazla bir haber duymadık. Bunun nedeni söz konusu teknolojinin artık bir doygunluk noktasına, yani 3D yazıcı kullanmak isteyen herkesin bu cihazları kullandığı ya da kullanabildiği bir duruma ulaşılması olabilir. Ya da artık 3D yazıcıların yeni kullanımlarını duymak heyecan verici olmaktan çıkmış olabilir.

Özellikle iddialı olan kullanımlar aslında gazetelerde hala hak ettikleri yeri buluyorlar. Buna dair en yeni bazı örneklerden bahsetmek gerekecek olursa; Mars yüzeyinde yapılabilen ve içinde yaşanabilen 3D olarak yazdırılmış bir ev konseptinin bir hayli ilgi gördüğünü hatırlatalım. Ayrıca, 3D olarak yazdırılmış bir göğüs kafesinin cerrahi bir operasyonla yerleştirilmesi sayesinde hayatı kurtulan İspanyol bir kanser hastasının öyküsü de yine en az bir önceki kadar büyüleyiciydi. Fakat öyle görünüyor ki, 3D yazıcı konseptinin kendisi harika bir fütüristtik konsept olmaktan artık yapılabileceğini bildiğimiz bir şeye dönüşmüş durumda. Birileri onlarla gerçekten sıra dışı bir şeyler yapmadığı sürece herhangi bir şeyi yazdırabilmek artık yeterli değil.

Ev Yazıcıları

Pek de gerçekleşemeyen büyük 3D yazıcı devrimine dair en acı hayal kırıklığının da aslında tıp bilimi ya da mimarideki sıra dışı gelişmelerle bir ilgisi yok. Asıl hayal kırıklığı birçoğumuzun kendisine ait bir 3D yazıcıya hala sahip olmaması. Yazının başında bahsi geçen popülerlik döngüsünü hatırlayacak olursak, Gartner’ın en güncel tahminlerine göre tüketicilere yönelik 3D yazıcılar gerçek bir üretkenliğe kavuşması için hala 10-15 yıl gibi bir zaman dilimine ihtiyaç var. Bu, söz konusu endüstrinin uzmanları tarafından henüz birkaç yıl önce yapılan tahminlerle karşılaştırıldığında çok uzun bir yol.

Tüketiciye yönelik 3D yazıcı üreten firmaların da hakkını yememek lazım, zira halihazırda mevcut olan türden makineler açısından önemli bir yol kat edildiği ve fiyatlarda da belirgin bir düşüş yaşandığı bir gerçek. Bazı en popüler 3D yazıcıların fiyatlarında geçtiğimiz iki yılın sonunda yüzlerce liralık düşüşler meydana geldi (detaylar için yandaki kutucuğa bakın), ve şu anda satın alabileceğiniz 3D yazıcılar daha kolay bir kullanıma sahip, daha güvenilir ve şimdiye kadarki en detaylı yazdırma işlemlerini gerçekleştirebilecek kapasitedeler.

Fakat pazarın kendisinin henüz arzulanan yerde olmadığı görülüyor. Geçtiğimiz yıl dünya çapında yaklaşık 108 bin 3D yazıcı satıldı. Bir karşılaştırma yapmak gerekirse; aynı yıl boyunca bütün dünyada satılan iPhone sayısı 192 milyondu. 3D yazıcıların daha fazla satmamasının hiç şüphesiz birçok nedeni (erişilebilirlik, yüksek fiyatlar, kullanımlarının zor olduğu algısı) var, ama bu nedenlerin en önemlisi insanların onlara ihtiyaçları olduğu konusunda ikna olmamaları.

Gelecek

Peki sırada ne var? Oyunbozanlık etmek ya da fazla kötümser bakmak gibi olmasın ama birçok kişinin 2009’da öngördüğü, evlere yönelik 3D yazıcıların ütopik dünyası belki de hiç gerçekleşmeyebilir. Birçok insanın kendi evde kendi ürünlerini üretmek için yeterli zamanı yok, bunun nasıl yapılabileceğini bilmiyorlar ya da kısaca buna meyilli değiller. Bu durum yine de bütün beklentilerden vazgeçilmesi gerektiği ya da 3D yazıcıların bir başarısızlık örneği olduğu anlamına gelmiyor. Yukarıda da belirtildiği gibi, 3D yazıcılar birçok endüstride halen yaygın bir biçimde kullanılıyor ve bu cihazlar tasarımcılar ya da bir defaya mahsus özelleştirilebilir nesnelere ihtiyaç duyulan alanlarda oldukça kullanışlı olmaya devam edecekler.

Bir tüketicinin gözüyle baktığımızda, 3D yazıcılardan ziyade 3D yazdırma hizmetlerinin daha popüler bir hale geleceğini söyleyebiliriz. Büyük perakende mağazalarının da müşterilerine sunmak adına bu türden hizmetlerle işbirlikleri yapmaya hazırlandığı görülüyor. Bu doğrultuda adım atan firmalardan biri olan Staples’tan yukarıda da bahsetmiştik. Bir diğer firma Asda da kendi 3D yazıcı Mini Me hizmetini İngiltere genelindeki mağazalarda yaygınlaştırarak yavaş yavaş genişletiyor. Firmanın bu kararında elbette 2013 yılında York şehrinde piyasaya sürdüğü deneme versiyonunun müşteriler tarafından ilgiyle karşılanmasının etkisi büyük. Dolayısıyla çok da uzak olmayan bir gelecekte yakınlarınızdaki bir alışveriş merkezinde 3D yazıcı ‘kabinleri’ görmeye başlayabilirsiniz.

3D yazıcı teknolojilerinde daha birçok gelişmenin yaşanmaya devam edeceğine şüphe yok. Bu gelişmelere dair sıkça haber duymuyoruz diye, bu orada bir yerlerde bir şeylerin geliştirilmediği anlamına gelmiyor. Ve ev içi üretim üzerinde zaman harcayıp çaba sarf etmek isteyen herkes de giderek artan bir biçimde daha etkili, daha güvenilir daha düşük fiyatlı materyaller ve makinelerle ödüllendirilmeliler.

Bir tahmin yapmamız gerekiyorsa da 3D yazıcılara dair yenilenmiş bir ilgi ve heyecan dalgası yaratacak şey aslında ne daha ucuz bir tüketici odaklı yazıcı ne de kullanımı kolay bir yazılıma sahip bir yazıcı olur. Asıl heyecanı yaratacak olan şey elektronik cihazları yazdırmada yaşanacak bir buluş olacaktır. Birileri bir mobil telefonun ya da dizüstü bilgisayarın bileşenlerini güvenilir bir biçimde nasıl ‘yazdırabileceğini’ bulduğunda başka hiçbir şey duymanıza gerek kalmayacak. O zaman dek bütün bu 3D yazıcı konseptine dair içimizdeki bu bir parça hayal kırıklığı hissiyle baş etmek zorunda kalacağız.

Kelepir 3D Yazıcılar

Hala evinizde bir 3D yazıcı olsun istiyor musunuz? O zaman size iyi bir haberimiz var. Tüketici odaklı 3D yazıcıların fiyatlarında geçtiğimiz birkaç yılda önemli düşüşler meydana geldi. Söz konusu modeller hala tam olarak ucuz sayılmaz, fakat artık bunlardan birini almak için kredi çekmenize gerek yok. İşte mevcut olan en iyi tekliflerden bazıları:

Velleman K82003D printer kit

Ne kadardı: 699,99 pound

Ne kadar oldu: 399,99 pound

İngiltere’nin kalburüstü mağazalarında yer alan ilk yazıcılardan biri olan bu cihaz Maplin üzerinden satın alınabilir. Fiyatında 2013’te ilk satışa çıktığından beri 300 pound’luk bir düşüş söz konusu, ve şu anda piyasadaki en ucuz tercihlerden biri. Yine de bu cihaz için bazı önemli montaj yeteneklerine sahip olmak şart, zira cihazı kendiniz kurmak durumundasınız, ki bu da duruma göre hoşunuza gidebilir ya da bundan nefret de edebilirsiniz.

Up! Plus 2 3D printer

Ne kadardı: 1590 pound

Ne kadar oldu: 899 pound

Up! Plus 2 biraz tuhaf olana adına rağmen oldukça etkileyici bir yazıcı: otomatik platform ayarlamasına sahip ve platformun kendinden ısıtmalı ki bu da makineyle birden fazla türden plastik kullanabileceğiniz anlamına geliyor. Ayrıca oldukça sessiz ve görece yüksek çözünürlüklü yazdırma olanağı sunuyor. Ve birkaç yıl öncesine göre oldukça uygun bir fiyatla satışta.

Cube 3D printer

Ne kadardı: 1,195+ pound

Ne kadar oldu: 839+ pound

3D yazıcı modelleri geçtiğimiz birkaç yıldan beri bir hayli değişti, eski versiyonlar emekli olurken yeni ve daha havalı olanları piyasaya sürüldü. Farklı renklerde filamanlar sunan en ucuz Cube yazıcı da artık çok daha uygun bir fiyatla satılıyor. (Cihaz beyaz ve neon yeşili PLA’yle birlikte geliyor.)

Ultimaker 2 3D printer

Ne kadardı: 1950 pound

Ne kadar oldu: 1699 pound

Diğer tüketici odaklı 3D yazıcılardan belirgin bir biçimde daha pahalı olan Ultimaker 2 son iki yıl içerisinde biraz da olsa ucuzladı. Cihazın bu yüksek fiyatının ardında iyi bir neden yatıyor: kendi sınıfındaki diğerr modellerden çok daha büyük, ki bu da daha büyük objeler yazdırabildiği anlamına geliyor. Ivır zıvır süs eşyalarından çok daha fazlasını yazdırmak istiyorsanız bu aradığınız 3D yazıcı olabilir.

3Doodler v 2.0 3D printing pen

Ne kadardı: -

Ne kadar oldu: 99.99 pound

3D yazdırma eylemini deneyimlemenin en ucuz ve en kolay yolu olan 3Doodler 3D yazdırma kaleminin en yeni versiyonu oldukça uygun bir fiyatla satışta. Söz konusu modelin ilk versiyonu da kendi alanında son derece yenilikçi olsa da hantal bir yapıya sahipti ve konforlu bir kullanım sunmuyordu. Yeni versiyon ise çok daha fazla bir kalem gibi görünüyor ve öyle de hissettiriyor. Bu cihazla dev yapılar inşa edemeyecek olsanız da 3D modelleme için harika bir başlangıç olduğunu söyleyebiliriz.

Cenk Atlı 18/01/2016
Yeni teknolojileri ve bilim kurguyu yakından takip ediyor. Makinelerin insanlığı ele geçirmesinden endişe duysa da, onları yakından tanımanın her ihtimale karşı iyi bir fikir olduğunu düşünen yazar, cimri.com için özellikle akıllı telefon ve dizüstü bilgisayarlar üzerine odaklanıyor.
YORUMLAR
0 Kullanıcı Puanı Kullanıcı Yorumu
1 Yıldız
% 0 - 0 Kişi
2 Yıldız
% 0 - 0 Kişi
3 Yıldız
% 0 - 0 Kişi
4 Yıldız
% 0 - 0 Kişi
5 Yıldız
% 0 - 0 Kişi
Resim Yükle
Puan Ver
GÖNDER